PLC (Programlanabilir Lojik Kontrolör, İngilizce: Programmable Logic Controller) fabrikalardaki imalat hatları veya makinelerin kontrolü gibi işleçlerin denetiminde kullanılan özel bilgisayar.
Genel kullanımlı bilgisayarların aksine PLC birçok girişi ve çıkışı olacak şekilde düzenlenir ve elektriksel gürültülere, sıcaklık farklarına, mekanik darbe ve titreşimlere karşı daha dayanıklı tasarlanırlar. PLC'lere denetleyeceği sistemin işleyişine uygun programlar yüklenir. PLC programları, giriş bilgilerini milisaniyeler mertebesinde hızla tarayarak buna uygun çıkış bilgilerini gerçek zamanlıya yakın, cevap verecek şekilde çalışırlar.
6 Aralık 2009 Pazar
Sensör
Sensörler, otomatik kontrol sistemlerinin duyu organlarıdır. Türkçesi duyucu, algılayıcı diye geçer. İnsanlar nasıl çevrelerinde olup bitenleri gözleriyle görüp, kulaklarıyla duyuyorlarsa, makineler de sıcaklık, basınç, hız ve benzeri değerleri sensörleri vasıtasıyla algılarlar. Örneğin bir sıcaklık sensörü değişen ortam sıcaklığına bağlı olarak bacakları arasında elektrik potansiyel farkı yani gerilim oluşturur. Eğer bu bilgiyi bir mikrodenetleyiciye aktarırsanız kapalı çevrim bir sıcaklık kontrol ünitesi yapmış olursunuz.
Fiziksel ortam değişikliklerini (ısı, ışık, basınç, ses, vb.) bizim yerimize algılayan cihazlara sensör, algıladığı bilgiyi elektrik enerjisine dönüştüren cihazlara ise transdüser diyoruz.
Fiziksel ortam değişikliklerini (ısı, ışık, basınç, ses, vb.) bizim yerimize algılayan cihazlara sensör, algıladığı bilgiyi elektrik enerjisine dönüştüren cihazlara ise transdüser diyoruz.
Elektrik
Elektrik elektriksel yükün varlığı ve akışından meydana gelen çeşitli olguları tanımlayan sözcüktür. Mıknatıslık (manyetizma) ile birlikte doğadaki temel etkileşimlerden biri olan elektromıknatıslığı oluşturur. Yıldırım, elektrik akımı ve alanı gibi yaygın olarak bilinen birçok olguyu bünyesinde barındırmanın yanı sıra, en önemli endüstriyel uygulamaları arasında elektronik ve elektrik gücü sayılabilir.
Elektriğin çoğu özellikleri 19. yüzyıl esnasında anlaşılmış olup, sanayi devriminin önemli etkenlerinden biridir. Günümüzde ise, elektrik uygarlığın ayrılmaz parçası konumundadır.
Elektriğin çoğu özellikleri 19. yüzyıl esnasında anlaşılmış olup, sanayi devriminin önemli etkenlerinden biridir. Günümüzde ise, elektrik uygarlığın ayrılmaz parçası konumundadır.
Etiketler:
elektrik,
Elektrik makaleleri,
elektronik,
manyetizma,
sanayi devrimi
27 Kasım 2009 Cuma
Tamer Karadağlı Kimdir
Tamer Karadağlı (d. 24 Mayıs 1967, Ankara) Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu, seslendirme sanatçısı. Aslen Kars-Sarıkamışlı'dır. İlkokula başlamadan ailesi ile birlikte ABD'ye yerleşen Karadağlı, Türkiye'ye dönmüş sonra yapamayıp tekrar Amerikaya gitmiştir. Lise son sınıfta kesin dönüş yaptığı yıllarda da lise yıllarında okulunu aksatıp akut sinemasına abone olmuştur. Bir yandan da lise yıllarında onun için bir tutku olduğunu belirttiği seslendirme sanatına başlamıştır. Sonra Shakespeare'in "Kuru Gürültü" adlı oyununu hem Türkçe hem İngilizce oynamış ve böylece Bilkent Üniversitesi macerası başlamıştır. TED Ankara Kolejinden sonra Çankaya Lisesinden ve Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Tiyatro Bölümünden mezun olan sanatçı ilk filmini 1993 yılında çevirdi. Çocuklar Duymasın dizisiyle ün kazandı. Birçok ünlü oyuncunun seslendirmesini de yapan Karadağlı, Arzu Balkan ile evliydi. Sanatçı ayrıca 8 farklı ingilizce lehçesini konuşmaktadır.
Etiketler:
Arzu Balkan,
Tamer karadağlı,
Tamer Karadağlı Kimdir
26 Eylül 2009 Cumartesi
Program İNDİR
Program indirme sitelerinin başını çeken inndir.com adresini takiben tamindir.com ve indirgen.com izlerken yep yeni bir program sitesi başarılı bir şekilde yolunda emin adımlarla ilerliyor. Kaliteli bir domain olan http://3indir.com adresini teknik bilgi sitesi olarak destekliyoruz.
İçeriğinde Program, Mp3, Oyun, Video ve Özgün köşenin bulunduğu 3indir.com adresinde yazar olmak isterseniz n.pt@live.com mail adresine kişisel bilgilerinizi anlatan bir mail bırakmanız yeterli olacaktır.
İyi çalışmalar.
İçeriğinde Program, Mp3, Oyun, Video ve Özgün köşenin bulunduğu 3indir.com adresinde yazar olmak isterseniz n.pt@live.com mail adresine kişisel bilgilerinizi anlatan bir mail bırakmanız yeterli olacaktır.
İyi çalışmalar.
23 Ağustos 2009 Pazar
AKVARYUM BİLGİSİ
AKVARYUM BİLGİSİ
Su canlılarının konduğu kapların yapımına büyük önem verilir.Çünkü bazı plastikler ve yapıştırıcılar gibi birçok malzeme suyla solunum yapan canlıları zehirleyebilir.Bu durum deniz hayvanları için metallerin çözünmesiyle suya karışan zehirli maddelerden daha büyük sorunlar yaşatabilir.Cam en güvenilir malzemelerin başında gelir.Tanklarda kullanılan başlıca yapıştırıcılar ise epoksi reçineleri, polivinil klorür, silikon kauçuğu ve neoprendir.
Akvaryumlarda genellikle süzgeçler, hava pompaları, ısıtıcılar gibi donanımlar,
ışıklandırma düzenekleri bulunur.
Süzgeçler geniş akvaryumların temiz tutulmasına yarar.En çok kullanılan türden süzgeçler su, kum, çakıl ve odunkömürü katmanlardan geçirilerek pisliklerden arındırılır. Süzgeçlerin dışını, su giriş ve çıkış delikleri dışında su geçirmez bir kılıf sarar bu süzgeçler tankın içine yada dışına konabilir.İyi dengelenmiş akvaryumda bitkiler ile suyun yüzeyi hem balıklar, hem de diğer su canlıları için yeterli oksijeni sağlar.Ama oksijeni uygun düzeyde tutabilmek için suyun havalandırılması da zorunludur.Havalandırma işlemi sırasında suyun karıştırılması, yüzeyden daha çok oksijenin soğurulmasını sağlar.
Isıtıcılar da oda sıcaklığından daha yüksek sıcaklıklarda yaşamayı seven canlıların bulunduğu akvaryumlarda kullanılır.Elektrikli ısıtıcılar genellikle tankın arka duvarının dibine ya da üst köşelerinden birine yerleştirilir.
En uygun ışıklandırma tankların üstünden, akkor telli lambalarla yapılır.Flüoresan lambalar da iyi bir aydınlatma sağlamakla, tank duvarlarını aşırı aydınlatabilir.Doğal renkleri veren bazı özel lambalar ise su bitkilerinin büyüme ve gelişmesine çok büyük katkı sağlar.
Akvaryumlarda özel ışıklandırma gerekmeyebilir, ancak kaliteli nitelikte suyun kullanılması zorunludur.Akvaryum suyu 24 saat dinlendirilmiş, temiz, içerdiği oksijen düzeyi yeterli,
sıcaklığı ise balıkların ve su canlılarının alıştığı sıcaklıkta olması şarttır.
Akvaryum su sistemleri başlıca üç kısma ayrılır:Açık, kapalı ve yarı kapalı.Açık sistemdeki akvaryuma bir uçtan giren su diğer uçtan çıkarak boşaltılır.Kapalı sistemde su belirli aralıklarla yenilenir ve devamlı olarak dolaşımda tutulur.Yarı kapalı sistem su kaynağına sürekli bağlı olmasıyla kapalı sistemden ayrılır.Taze uyun düzenli bir biçimde eklenmesi, suda çözünmüş olarak bulunan atıkların aşırı çoğalmasını engeller.
YAZAR ;
OGtr & Sansar
Su canlılarının konduğu kapların yapımına büyük önem verilir.Çünkü bazı plastikler ve yapıştırıcılar gibi birçok malzeme suyla solunum yapan canlıları zehirleyebilir.Bu durum deniz hayvanları için metallerin çözünmesiyle suya karışan zehirli maddelerden daha büyük sorunlar yaşatabilir.Cam en güvenilir malzemelerin başında gelir.Tanklarda kullanılan başlıca yapıştırıcılar ise epoksi reçineleri, polivinil klorür, silikon kauçuğu ve neoprendir.
Akvaryumlarda genellikle süzgeçler, hava pompaları, ısıtıcılar gibi donanımlar,
ışıklandırma düzenekleri bulunur.
Süzgeçler geniş akvaryumların temiz tutulmasına yarar.En çok kullanılan türden süzgeçler su, kum, çakıl ve odunkömürü katmanlardan geçirilerek pisliklerden arındırılır. Süzgeçlerin dışını, su giriş ve çıkış delikleri dışında su geçirmez bir kılıf sarar bu süzgeçler tankın içine yada dışına konabilir.İyi dengelenmiş akvaryumda bitkiler ile suyun yüzeyi hem balıklar, hem de diğer su canlıları için yeterli oksijeni sağlar.Ama oksijeni uygun düzeyde tutabilmek için suyun havalandırılması da zorunludur.Havalandırma işlemi sırasında suyun karıştırılması, yüzeyden daha çok oksijenin soğurulmasını sağlar.
Isıtıcılar da oda sıcaklığından daha yüksek sıcaklıklarda yaşamayı seven canlıların bulunduğu akvaryumlarda kullanılır.Elektrikli ısıtıcılar genellikle tankın arka duvarının dibine ya da üst köşelerinden birine yerleştirilir.
En uygun ışıklandırma tankların üstünden, akkor telli lambalarla yapılır.Flüoresan lambalar da iyi bir aydınlatma sağlamakla, tank duvarlarını aşırı aydınlatabilir.Doğal renkleri veren bazı özel lambalar ise su bitkilerinin büyüme ve gelişmesine çok büyük katkı sağlar.
Akvaryumlarda özel ışıklandırma gerekmeyebilir, ancak kaliteli nitelikte suyun kullanılması zorunludur.Akvaryum suyu 24 saat dinlendirilmiş, temiz, içerdiği oksijen düzeyi yeterli,
sıcaklığı ise balıkların ve su canlılarının alıştığı sıcaklıkta olması şarttır.
Akvaryum su sistemleri başlıca üç kısma ayrılır:Açık, kapalı ve yarı kapalı.Açık sistemdeki akvaryuma bir uçtan giren su diğer uçtan çıkarak boşaltılır.Kapalı sistemde su belirli aralıklarla yenilenir ve devamlı olarak dolaşımda tutulur.Yarı kapalı sistem su kaynağına sürekli bağlı olmasıyla kapalı sistemden ayrılır.Taze uyun düzenli bir biçimde eklenmesi, suda çözünmüş olarak bulunan atıkların aşırı çoğalmasını engeller.
YAZAR ;
OGtr & Sansar
Melek Balıkları
Güney Amerika'nın tatlı suları anavatanlarıdır. Doğal olarak Amazon Nehri'nin Peru'daki kollarında ve Ekvator'da bulunurlar. 15 cm. kadar büyüyebilirler.
En az 100 litrelik akvaryumlarda beslenmelidirler ve akvaryumun yüksekliği en az 40 cm. olmalıdır. pH 6,5-7,5 arasında olmalıdır. 25-28°C sıcaklığı severler. bakımı biraz tecrübe gerektirir. Discuslarla çeşitli yönlerden benzerlik gösterirler. Vücutları yanlardan basıktır. Son derece zarif balıklardır ve melek balığı adını hak etmiş bir hayvandır. Seçici üretim yöntemleri ile çeşitli varyeteleri üretilmişse de en değerli olanları kırmızı gözlü olanlarıdır. Renkleri metalik maviden sarı, yeşil tonlarına kadar değişebilir. Bazılarının vücutlarında enlemesine bantlar vardır.
Cinsiyet ayırımı yapmak güçtür. Üreme dönemlerinde cinsiyetleri anlaşılabilir. Yetişkin erkeklerin alınlarında hörgüç biçiminde bir çıkıntı bulunur. Üreme zamanlarında erkeklerin üreme tüpü ince ve sivridir, dişilerinki kalın ve yuvarlak uçludur. Bitkisel ve hayvansal olarak beslenebilirler. özellikle spiriluna yosunu bunlar için ideal bir bitkisel besindir. Bunun dışında kaliteli kuru yemler yerler. Artemia, marul ve haşlanmış ıspanak yaprağı verilebilir. Doğal yaşama alanlarından akvaryumlara getirilen melek balıklarını akvaryum ortamına alıştırmak ve bu ortamda yaşatmak çok güçtür. Buna karşılık akvaryumlarda üretilmiş olan evcil ırkların bakımları kolaydır. İyi bir filtrasyon gerektirirler. Kaliteli yemler kullanmak ve düzenli su değişimleri yapmak gerekir. iyi bakıldıkları zaman 10 yıl ve daha fazla yaşayabilirler. Gençken sürü halinde yaşayan melek balıkları, cinsel olgunluğa eriştikten sonra eşleriyle beraber dolaşmaya başlarlar ve akvaryumun belirli bir bölgesini sahiplenerek Teritoryal bir davranış içine girerler. Genellikle tek eşli balıklardır. Bitkilere zarar vermezler, kumları kazmazlar.
Rasbora, corydoras cinsleri, labirent balıklarının sakin türleri, Moli, Lepistes, neon tetra ve sakin küçük çiklit türleri ile bir arada bulundurulabilirler. Ama çok küçük balıkları yiyebilirler. Bu yüzden de Lepistes ve neon tetra gibi minik balıklarla beraber beslerken dikkatli olunmalıdır. Akvaryumda stres yaratıcı, çok hareketli balıkların bulunmasından kaçınmak gerekir. özellikle kuyruk kemiren balıkların bunlarla bir arada bulundurulması sakıncalıdır. Strese girdiklerinde yemden kesilirler ve sağlıkları bozulabilir, ölebilirler. Bitkili akvaryumları severler. Discus balıkları ile bir arada bulundurulmamalıdırlar.
Melek balıkları kendi eşlerini kendileri seçerler ve belli bir bölgeyi sahiplenirler. Bu bölgeye de diğer balıkların yaklaşmasına izin vermezler. Üretim için geniş yapraklı bitkiler kullanılabilir. Bazı hobiciler üretim için 5-10 cm. kalınlığında ve 30-40 cm. uzunluğunda bir mermer parçasını akvaryuma dikine yerleştirirler. Akvaryumda bu şekilde birkaç yer oluşturulabilir. Akvaryuma alışan çift, üreme zamanı geldiğinde yumurtalarını yerleştirecekleri bir bölge aramaya başlarlar. Buldukları düz bir yüzeyi yada bir yaprağı temizlemeye başlarlar. Üreme akvaryumunun suyu hafif asitli-nötr (pH 6,0 - 7,0) ve yumuşak olmalıdır. Sıcaklık 26-28° C. Akvaryuma hava motoruna bağlı basit bir sünger filtre koymak hem suyu temiz tutmak hem de sürekli aç dolaşan yavru melek balıklarına ek bir canlı yem kaynağı oluşturmak açısından yararlı olacaktır. Sünger filtrenin üzerinde bir süre sonra yavru balıkların severek yedikleri rotiferler oluşur. Dişi melek balığı, temizlediği dik bir yüzeye 1000 civarında yumurta bırakabilir. Yumurtalar açılana kadar erkekle dişi balık nöbetleşe beklerler. Mantarlaşan yumurtaları imha ederler. Bu arada şunu da belirtmek gerekir; melek balıkları genellikle ilk çiftleşme sonucunda çıkan yumurtalarını yerler fakat olgunlaştıkça bu davranışlarını bırakırlar. suyun ısısına bağlı olarak yumurtalar 48 saat içinde açılmaya başlarlar. Henüz yüzemeyen minik yavruları ağızlarında taşıyan ana-baba melek balığı, günde birkaç kez yavrularının yerini değiştirirler. 1 hafta sonra serbest yüzmeye başlayan yavru melek balıkları, ortalama 1 ay daha ana-babalarının yanında dolaşırlar. Bu sırada yavrulara artemia verilmelidir. Daha sonra (1 aylıkken) ana-babalarının yanından ayrılmaya başlayan yavrular ayrı bir tanka alınmalıdır. İyi bakıldıkları taktirde 1 yaşındayken cinsel olgunluğa erişirler.
Bu yazı akvaryumlar.com adresinden alınmıştır.
En az 100 litrelik akvaryumlarda beslenmelidirler ve akvaryumun yüksekliği en az 40 cm. olmalıdır. pH 6,5-7,5 arasında olmalıdır. 25-28°C sıcaklığı severler. bakımı biraz tecrübe gerektirir. Discuslarla çeşitli yönlerden benzerlik gösterirler. Vücutları yanlardan basıktır. Son derece zarif balıklardır ve melek balığı adını hak etmiş bir hayvandır. Seçici üretim yöntemleri ile çeşitli varyeteleri üretilmişse de en değerli olanları kırmızı gözlü olanlarıdır. Renkleri metalik maviden sarı, yeşil tonlarına kadar değişebilir. Bazılarının vücutlarında enlemesine bantlar vardır.
Cinsiyet ayırımı yapmak güçtür. Üreme dönemlerinde cinsiyetleri anlaşılabilir. Yetişkin erkeklerin alınlarında hörgüç biçiminde bir çıkıntı bulunur. Üreme zamanlarında erkeklerin üreme tüpü ince ve sivridir, dişilerinki kalın ve yuvarlak uçludur. Bitkisel ve hayvansal olarak beslenebilirler. özellikle spiriluna yosunu bunlar için ideal bir bitkisel besindir. Bunun dışında kaliteli kuru yemler yerler. Artemia, marul ve haşlanmış ıspanak yaprağı verilebilir. Doğal yaşama alanlarından akvaryumlara getirilen melek balıklarını akvaryum ortamına alıştırmak ve bu ortamda yaşatmak çok güçtür. Buna karşılık akvaryumlarda üretilmiş olan evcil ırkların bakımları kolaydır. İyi bir filtrasyon gerektirirler. Kaliteli yemler kullanmak ve düzenli su değişimleri yapmak gerekir. iyi bakıldıkları zaman 10 yıl ve daha fazla yaşayabilirler. Gençken sürü halinde yaşayan melek balıkları, cinsel olgunluğa eriştikten sonra eşleriyle beraber dolaşmaya başlarlar ve akvaryumun belirli bir bölgesini sahiplenerek Teritoryal bir davranış içine girerler. Genellikle tek eşli balıklardır. Bitkilere zarar vermezler, kumları kazmazlar.
Rasbora, corydoras cinsleri, labirent balıklarının sakin türleri, Moli, Lepistes, neon tetra ve sakin küçük çiklit türleri ile bir arada bulundurulabilirler. Ama çok küçük balıkları yiyebilirler. Bu yüzden de Lepistes ve neon tetra gibi minik balıklarla beraber beslerken dikkatli olunmalıdır. Akvaryumda stres yaratıcı, çok hareketli balıkların bulunmasından kaçınmak gerekir. özellikle kuyruk kemiren balıkların bunlarla bir arada bulundurulması sakıncalıdır. Strese girdiklerinde yemden kesilirler ve sağlıkları bozulabilir, ölebilirler. Bitkili akvaryumları severler. Discus balıkları ile bir arada bulundurulmamalıdırlar.
Melek balıkları kendi eşlerini kendileri seçerler ve belli bir bölgeyi sahiplenirler. Bu bölgeye de diğer balıkların yaklaşmasına izin vermezler. Üretim için geniş yapraklı bitkiler kullanılabilir. Bazı hobiciler üretim için 5-10 cm. kalınlığında ve 30-40 cm. uzunluğunda bir mermer parçasını akvaryuma dikine yerleştirirler. Akvaryumda bu şekilde birkaç yer oluşturulabilir. Akvaryuma alışan çift, üreme zamanı geldiğinde yumurtalarını yerleştirecekleri bir bölge aramaya başlarlar. Buldukları düz bir yüzeyi yada bir yaprağı temizlemeye başlarlar. Üreme akvaryumunun suyu hafif asitli-nötr (pH 6,0 - 7,0) ve yumuşak olmalıdır. Sıcaklık 26-28° C. Akvaryuma hava motoruna bağlı basit bir sünger filtre koymak hem suyu temiz tutmak hem de sürekli aç dolaşan yavru melek balıklarına ek bir canlı yem kaynağı oluşturmak açısından yararlı olacaktır. Sünger filtrenin üzerinde bir süre sonra yavru balıkların severek yedikleri rotiferler oluşur. Dişi melek balığı, temizlediği dik bir yüzeye 1000 civarında yumurta bırakabilir. Yumurtalar açılana kadar erkekle dişi balık nöbetleşe beklerler. Mantarlaşan yumurtaları imha ederler. Bu arada şunu da belirtmek gerekir; melek balıkları genellikle ilk çiftleşme sonucunda çıkan yumurtalarını yerler fakat olgunlaştıkça bu davranışlarını bırakırlar. suyun ısısına bağlı olarak yumurtalar 48 saat içinde açılmaya başlarlar. Henüz yüzemeyen minik yavruları ağızlarında taşıyan ana-baba melek balığı, günde birkaç kez yavrularının yerini değiştirirler. 1 hafta sonra serbest yüzmeye başlayan yavru melek balıkları, ortalama 1 ay daha ana-babalarının yanında dolaşırlar. Bu sırada yavrulara artemia verilmelidir. Daha sonra (1 aylıkken) ana-babalarının yanından ayrılmaya başlayan yavrular ayrı bir tanka alınmalıdır. İyi bakıldıkları taktirde 1 yaşındayken cinsel olgunluğa erişirler.
Bu yazı akvaryumlar.com adresinden alınmıştır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)